Home / İslam / ALLAHÜ TEALA’YI ZİKİR EN BÜYÜK VE EN FAZİLETLİ TAATTİR

ALLAHÜ TEALA’YI ZİKİR EN BÜYÜK VE EN FAZİLETLİ TAATTİR

Resulullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular:

Gafiller arasında Allahü Teala’yı zikreden, kuru otlar arasındaki yeşil ağaç gibidir.”

Dikkat edin! Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbiniz katında en temiz olanını, derecelerinizi en çok artıranını, altın ve gümüş infak etmenizden (sadaka olarak vermenizden), düşmanla karşılaşıp birbirinizin boynunu vurmanızdan daha hayırlısını haber vereyim mi?” Ashab-ı Kiram:

Evet, ya Resulallah, o nedir?” dediler:

Devamlı Allahü Teala’yı zikretmektir” buyurdular. Peygamber Efendimize “En faziletli amel nedir?” diye sordular. Buyurdu ki:

Lisanın Allâhü Teâlâ’nın zikrinden bir an bile ayrılmadığı halde ölmendir.”

Sabah akşam Allahü Teâlâ’yı zikretmek Allah yolunda kılıçlar kırmaktan ve cömertçe mal vermekten hayırlıdır.”

Hasan-ı Basri (rh): “Allahü Teala’yı zikredenlerden başka herkes dünyadan susamış olarak çıkar.” demiştir.

Muaz bin Cebel (r.a.) buyurdu: “Cennet ehli, dünyada Allahü Teala’yı zikretmeden geçen saatlerden başka hiçbir şeye pişman olmazlar.”

Her türlü afetten korunmak için Allahü Teala’yı zikre devam etmek lazımdır. Zira Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurmuşlardır ki:

Sizlere Allahü Teala’yı zikretmeyi emrediyorum. Çünkü Allahü Teâlâ’yı zikreden kimse, peşine düşman düşen ve bir kaleye sığınarak düşmanından kurtulan adam gibidir. Bunun gibi kul kendisini şeytandan ancak Allahü Teala’yı zikirle koruyabilir.”

Alimler zikrin yüzden fazla dünya ve ahiret faydalarını saymışlardır. Bazıları şunlardır:

Allahü Teâlâ’yı zikredeni rahmet kaplar, melekler kuşatır sadrı inşirah bulur (göğsü genişler), kalbi kasvetten (katılaşmaktan) kurtulur, yüzü nurlanır. Allahü Teala’yı zikir rızık bolluğuna sebeptir. Bunlar gibi maddî, manevî nice faydaları vardır

About Süleyman GÖKSU

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir