Home / Süleyman GÖKSU

Süleyman GÖKSU

MAZLUMUN YANINDA YER ALMAK

İslam coğrafyasındaki kısır çekişmeler, şiddet ve çatışmalar, bizleri üzmeye devam ediyor. Diğer taraftansa Arakan’daki kardeşlerimizin maruz kaldığı baskı, zulüm, vahşet ve katliamlar yüreğimizi dağlıyor. Masum ve mazlumların uzak diyarlardan yükselen çığlıkları bizleri derinden yaralıyor. Bugün Müslümanların maruz kaldığı haksızlıklar, asılsız ithamlar, şiddet ve zulümler hepimizi sarsmaktadır. Lakin bundan daha acısı …

Devamı... »

HELAL HARAM DUYARLILIĞI

Yüce Rabbimiz, insanı en değerli varlık olarak yaratmıştır. Tertemiz fıtratını korumak ve ebedi kurtuluşa ulaşmasını sağlamak için ona bazı sınırlar çizmiştir. Hayatımız boyunca riayet etmemiz gereken bu sınırlara helal ve haram diyoruz. Helal, yaratılışın gaye ve hikmetine uygun olan güzelliklerdir. Haram ise, mükerrem olarak yaratılan insanın onur ve haysiyetini zedeleyen, …

Devamı... »

ÖNEMLİ SERMAYEMİZ: ÖMÜR

Yılları ister hicri, ister miladi diye adlandıralım. Günleri ister hicri ister miladi takvime göre hesaplayalım. Zamanın yegâne sahibi Yüce Rabbimizdir. Her bir anımızı bizlere emanet olarak lütfeden O’dur. Ve Rabbimizin katında asıl önemli olan, zamanı nasıl geçirdiğimizdir. Sayılı nefeslerimizi ne uğrunda tükettiğimizdir. Ömür nimetini, yaratılış gayemize uygun değerlendirip değerlendirmediğimizdir. Rabbimizin …

Devamı... »

DÜNYADAKİ CENNETİMİZ: AİLE

Genç bir kız, Peygamberimiz (s.a.s)’in yanına geldi ve “Yâ Resûlallah! İstemediğim hâlde babam beni kardeşinin oğlu ile evlendirmeyi düşünüyor.” diyerek serzenişte bulundu. Rahmet Elçisi, derhal kızın babasını çağırttı. Zira olayı bir kez de babadan dinlemek ve şayet fikri sorulmadan evlendirilmek isteniyorsa kıza tercih hakkı tanımak istemişti. Bu durum karşısında kendini …

Devamı... »

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. Resulullah Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) kabr-i şeriflerini ziyaret ettim. Kabr-i şerifin hizasında otururken bir Arabi gelip o da Resulullâh’ı ziyaret etti. Sonra şöyle dedi: “Ey Resûllerin en şereflisi. Muhakkak Allâhü Teâlâ sana sadık ve …

Devamı... »

İMAM-I AZAM HAZRETLERİNDEN HİKMETLER

Vaktinden evvel başa geçmek isteyen zelil olur. Her kimi, ilmi ve marifeti haram işlemekten alıkoymazsa dünya ve ahirette hüsran (ziyan)da kalır. Din ilmini dünyayı elde etmek maksadıyla tahsil eden (öğrenen) bereketinden mahrum olur ve ilmi kuvvetli olmayacağından insanlar onun ilminden çok istifade edemezler. İslam dinini muhafaza niyetiyle ilim tahsil edenlerde …

Devamı... »

ŞEYHULİSLAM MUSTAFA EFENDİ VE TEKKESİ

Şeyhulislam Mustafa Efendi, Sultan İkinci Mustafa Han’ın hocası Şeyhulislam Feyzullah Efendi’nin ikinci oğludur. 1679 tarihinde İstanbul’da doğdu. 4 Mart 1745’de vefat etti. Vefâtına “Rıdvânullâhi aleyh” ibaresi tarih düşürüldü. Karaca Ahmed kabristanında medfundur. Babasından ve devrinin âlimlerinden ilim tahsil etti. Selanik Kadılığı, Anadolu Kazaskerliği ve Mekke Kadılığı vazifelerinde bulundu. 13 Nisan …

Devamı... »

HELAL KAZANMAK FARZDIR

İmam Ragıb Isfehani, Zeria isimli kitabında der ki: Dünyada çalışıp helâl kazanmak bir cihetten mübah sayılsa da diğer cihetten farzdır. Zira insanın kendisini tamamıyla ibadete verebilmesi, ancak zaruri ihtiyaçlarını giderdikten sonra mümkün olabilir. Bir vacibin yerine getirilmesi kendisine bağlı olan şey de vaciptir. İnsan, bütün ihtiyaçlarını kendi başına tedarik edemez, …

Devamı... »

İNSANLAR HAKTAN NASIL UZAKLAŞIR?

İnsanların sahih akideden yani Ehl-i Sünnet itikadından saparak Allahü Teâlâ’dan uzak kalmalarının sebepleri; bidat ehlinin itikadını terk etmemek, nefsin hevasının (gayr-i meşru ve nihayetsiz arzularının) kalbe galip gelmesi yani nefsin, kalbi kendi arzuları istikametine çevirmesidir. Bazı imamlar dediler ki: “Az amellerine rağmen nice insanları sahih itikatları kurtarır. Ve çok amellerine …

Devamı... »

“SULTANLAR İNSANLARA, ÂLİMLER SULTANLARA HÜKMEDER”

Hz. Ali (k.v.) şöyle buyurdu: “Alimler, daima mescitlerde bulunan oruçlulardan daha hayırlıdır. Bir alim vefat ettiği zaman İslam’da bir gedik açılır ki onu ancak ondan sonra gelecek bir başka alim kapatabilir.” Ebu’d-Derda (radıyallâhu anh) buyurdular: “Bir mesele öğrenmek bana bir geceyi ibadet ve zikirle ihya etmekten daha sevimlidir.” “İlim öğreten …

Devamı... »