Home / Köşe Yazıları / EMEKLİ UNUTULMAMALI

EMEKLİ UNUTULMAMALI

Her doğan, bir gün emekli olacak.

Yıllarca emek ver bir gün mutlu sona ulaş.

Ama emeklilik mutluluk değil, işkence oluyor.

Maaşlar düşüyor, masraflar artıyor.

Torun dedesine muhabbetle sarılıyor.

 

Dede toruna kısıtlı imkânlarıyla bir yere kadar ulaşabiliyor.

İnsan niye emekli olmak ister?

Gezmek, görmek, sevmek ve sevdiğini sevindirmek için…

Hayatımızda birçok olumlu değişmeler olsa da, maaşta maalesef gelişme yok.

Emekli, ekonomiye can verecek en güçlü ayaktır.

Ekonomi yönetimi bu işin sosyal tarafını göz ardı ediyor.

Emekli de para olacak ki,

Ekonomi canlansın…

Torunlarına bol bol hediye alsın.

Yıllarca, çocuklarına yeteceğim diye ihmal ettiği hanımını sevindirsin.

Maaşı dolgun olsun ki, dostlarının düğün ve mutlu günlerinde yanında bulunsun.

Gelen her davetiyeden sonra inim inim inlemesin…

Zarfa bir şey koyamamanın ezikliğini yaşamasın.

Dostlarının mutlu ve hüzünlü günlerinde koşa koşa gitsin.

Benzin, mazot kaygısı yaşayıp, ziyaretlerini ihmal etmesin.

Benim insanım ömür boyu hesapları tutturmak için bin bir takla attı.

Bütçeyi denkleştirmek için sefer taslarıyla iş yerine yemek taşıdı.

Dolmuşa binmedi, yürüyerek gidip geldi… Spor yapıyorum, dedi.

Kahveler, emekli amcaların zorunlu kampları…

Bir bardak çay ve simit en ekonomik olanı…

Ekonomisi güçlü olsa, akşama kadar kuru sandalyede acı çayla zaman mı geçirir mi?

Kıraathaneler, emekli insanların kahrını çeken sosyal bir sığınak…

Orada insanlar hayatın yoğunluğunu atmaya çalışırlar.

Evdeki zılgıtı, ezikliği, hanımın isteğini alamamanın ve çocuğunun stresini orada unutur.

Emekli de insan onlara da sahip çıkmak gerekmez mi?

Onlar da evde paşalar gibi karşılansa, isteklere yok demeseler…

Hacı teyzelerin duasını alsalar kötü mü olur?

İnsanların birçokları sıkıntıdan hasta olmakta, çökmekte…

Emekli amcam, hayattan bunalttıkça hastanelerden çıkamaz olmakta…

Devlet, hastane ve doktora vereceği parayı, bu insanlar verse bu insanlar daha az hasta olur.

İki ay maaşları kadar ikramiye ver…

Göreceksin, hastalar iyileşecek, hastane kapılarına gidişat azalacaktır.

İnsanımızı yoran ekonomidir. Ekonomi düzeltilirse her şey düzelir.

Ömürlerinin en güzel yıllarını bu memleket için harcayan insanlarımıza sahip çıkılmalıdır.

Onların her konuda hayat standartları yükseltilmelidir.

Onlar, bu toplumun bilgeleridir.

Onlar, bu milletin hafızasıdır.

Gelecek neslin mimarları, çocukların en büyük mürebbiyesi bu insanlardır.

Güçlü bir Türkiye, güçlü emeklilik sisteminden geçmektedir.

Emekli insanların, yeri kahve köşeleri ve evlerin gün yüzü görmeyen mekânları değildir.

Onlar bizim baş tacımız…

Bu değerlerin duasını alan iktidarlar her dönem başarılı olur.

Ülkemizin ekonomik imkânları belli olmakla birlikte bu insanlar yalnız bırakılmamalıdır.

Hayatının sonbaharı yaşayan bu değerlerimizin gözü arka kalmamalıdır.

Onlara sahip çıkmak bir milletin namus meselesidir.

Yıllarını veren bu insanlar, insani değerlerin gerisinde, bir yaşam savaşının ortasında bırakılmamalı…

Unutulmamalı…

Bugün sahip çıkılmayan insanların yanına,

Yarın bugünün gençleri de gidecek.

Ne yaparsan onu bulacaksın.

Hükümet birçok alanda hizmetlerin, emekliye de eklenmeli…

Bir şeyler yapıldı, ama yetmiyor.

Düne göre daha iyi olmalı…

Bu problem çözülürse, sosyal barış sağlanır.

Maalesef güçlü ekonomi her kapıyı açıyor.

Dedeler daha dik yürüsün, kapıda karşılansın.

Herkesin gözü dedelerin üzerinde olsun.

Dedeler paylaşılamasın.

Varsa paylaşılamıyor.

Yoksa dedeler, yük oluyor.

Dede, yaşamı mutlu sürsün.

About Mehmet Şan

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

“SULTANLAR İNSANLARA, ÂLİMLER SULTANLARA HÜKMEDER”

Hz. Ali (k.v.) şöyle buyurdu: “Alimler, daima mescitlerde bulunan oruçlulardan daha hayırlıdır. Bir alim vefat …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir