Home / İslam / HAZRET-İ HUZEYME’NİN ŞAHİTLİĞİ

HAZRET-İ HUZEYME’NİN ŞAHİTLİĞİ

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir bedeviden bir at satın almış ve bedeviye “Gel de bedelini vereyim” deyip yürümüştü. Resulullah (s.a.v.) gidiyordu, fakat bedevî daha yağlı müşteri bulurum ümidiyle, Resulüllâh’ı (s.a.v.) takip etmiyor, ayağını sürüyordu. Nihayet aradığını da buldu. Resulüllâh’ın (s.a.v.) satın aldığından haberi olmayan bazı kimseler fazla para vermişlerdi. Resulullah (s.a.v.) geri dönünce bedevî “Ben sana satmadım. Sattımsa şahit göster.” diyerek inkar etti. Bu sırada oraya gelen Huzeyme (r.a.), Resulüllâh’ın (s.a.v.) lehine şahitlik ederek bedevînin atı sattığını söyledi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) Huzeyme’ye:

“Bu alışverişte bulunmadığın halde seni bu şahitliğe sevk eden nedir?” buyurunca Huzeyme (r.a.):

“Yâ Resulallâh, ben senin Allâhü Teâlâ’dan getirip tebliğ ettiğin haberleri tasdik ediyorum. Bu şahitlik nedir ki?” diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Huzeyme her kimin lehinde veya aleyhinde şahitlik ederse onun şahitliği kâfidir.” buyurmuşlar ve onun tek başına şahadetini iki kişinin şahadetine denk kılmışlardır. (Tecrid-i Sarih)

Kur’ân-ı Kerim nazil olduğunda Ayetler sahifelere yazılıp ezberleniyordu. Hz. Ebubekir’in (r.a.) halifeliği zamanında bütün bu sahifeler bir araya getirildi. Bu vazife, vahiy katibi Zeyd bin Sabit’e (r.a.) verilmişti. Zeyd bin Sabit (r.a.) herhangi bir Ayeti bir yazılı vesikada bulmadan yazamıyordu. Tevbe suresinin son iki Ayetini (Lekad câeküm…) çok aramıştı. Birçoklarının ezberinde olmakla beraber yazılı olarak ancak Hazret-i Huzeyme’nin nezdinde mahfuz bulunmuş idi.

Hz. Huzeyme’nin tek başına şahitliği Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından iki kimsenin şahitliğine denk olduğundan bu iki Ayet de mushafa yazıldı.

                               T  E  Ş  E  K  K  Ü  R

Kızım Latife Göksu, Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesinde başarılı bir çene ameliyatı geçirmiştir. Yoğun iş temposuna rağmen bize zaman ayıran Çukurova Üniversitesi Rektörü Değerli Kardeşim Prof. Dr. Mustafa Kibar Hocama, Doç.Dr. Filiz Kibar Hanımefendiye, hastamızın tüm tedavilerini her aşamasında yakından takip eden Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Toroğlu Hocama, zor bir ameliyatı başarı ile gerçekleştiren Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emre Benliday Hocama ve Çalışma Arkadaşlarına, ameliyata hazırlık çalışmalarında hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan Ortodonti Ana Bilim Dalı Arş.Gör. Dt. Gülçin İnal Kalkan Hanımefendiye, Anestezi Bölümü Doktor ve Görevlilerine, Hemşire ve Hastabakıcılara yakın ilgi ve alakalarından dolayı şükranlarımı sunuyorum.

About Süleyman GÖKSU

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir