Home / İslam / KIYMETİN BİLİNMESİ İÇİN ÖLMEK Mİ GEREKİR

KIYMETİN BİLİNMESİ İÇİN ÖLMEK Mİ GEREKİR

Türk milleti yaşarken sevemiyor.
Ölünce sevgisini gösteriyor.
Yaşarken derisi yüzmeye çalışıyor.
Rahmeti rahmana kavuşunca gözyaşları döküyor.
Dün Özal yaşarken demedik laf bırakmadık.
Kendisi ve ailesini yerden yere vurduk.
Vefat edince yollara düştük.
Dindar demokrat ve halktan biri diye pankartlar açtık.
Yaşarken bilinmeyen kıymetin vefat edince kıymeti yoktur.
Yaptığı her icratı acımasızca eleştir. Yerden yere vur.
Sonra ağıtlar yak… Bunun kitapta karşılığı yoktur.
Bize bir şeyler oldu.
Biz eskiden böyle değildik.
Kuşların aç kalmaması için fikir yürütür. Sadaka taşlarımız olurdu.
Yakın zamanda aramızdan ayrılan devlet adamı ve siyaset üstadı Süleyman Demirel içinde farklı şeyler söylendi.
Demirel’in seveni kadar sevmeyi var.
Dün demedik söz bırakmayanlar bugün yere göğe sığdıramıyor.
Belki de inancınızdan dolayı Vefat edenin ardından güzel konuşulur.
Biz yinede inancımızın gereğini yapalım.
İnancımız yaşarken Güzellikler tavsiye ediyor.
Bu demek değildir ki yanlışları da öv.
Övgü ve eleştiride ifrat tefrite kaçılmamalıdır
Sevdiklerimizi Cennette sevmediklerimizi cehenneme gönderilmemelidir.
Yapılacak şey sevgiyi hayatımızın merkezi yapmaktır.
Sevgi hayatın merkezinde ise baktığımız her yer güzeldir
Her insan yaradanın emanetidir.
İnsan hatanın yarısıdır.
Olduğu gibi kabul edersen her şey güllük gülistanlık olur.
Yaşarken mutlu etmeli değeri bilinmeli.
Emanet olduğu unutmamalı. Giden geri gelmiyor.
Gitmeden sevmeli saymalı.
Ruhları karartılmamalıdır.
Hataları varsa sevgi ile yaklaşıp dialog kurmalı.
Her nefes güzel konuşanlar her daim güzel anılırlar.
Yaşarken mutlu ve umutlu olmak istiyorsan sevgiyi hayatının merkezi yap.
Sev sevebildiğin kadar sevdikçe artıcak
Etrafın neşe ve mutluluk dolucaktır.
Elimizdeki dostlarımızın kıymetini bilmeli
Gittikten sonra yapılan övgüler yaşarken yapılan övgülerden çok daha kıymetli değildir.

About Mehmet Şan

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir