Home / İslam / “LEZZETLERİ YIKAN, ÖLÜMÜ ÇOKÇA ANINIZ”

“LEZZETLERİ YIKAN, ÖLÜMÜ ÇOKÇA ANINIZ”

Dünya saadeti fani, ahiret mülkü ve devleti ise bakidir. Resulullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem): “Eğer dünya tükenecek altın, ahiret ise hiç tükenmeyecek toprak olsa elbette ahireti dünya üzerine tercih ederdim” buyurmuşlardır. Hadis-i şerifte: “(Dünya’da) Allâh’ı zikir, ilim öğrenen ve öğreten hariç dünya ve içindekiler mel‘ûndur (yani Allâhü Teâlâ’dan uzaktır)” (İbn-i Mace) buyurulmuştur.

Öyle ise akıllı kimse dünyayı ahirete tercih etmemelidir.

Ahiret saadeti, ancak takva ile kazanılır. Takva ise Cenâb-ı Hakk’ın haram kıldıklarından sakınmaktır. Allâhü Teâlâ, takvayı bütün ümmetlere emretmiş ve Kur’ân-ı Kerim’de -meâlen-: “.Celâlim hakkı için, sizden evvel kendilerine kitap verilmiş olanlara da, size de Allâhü Teâlâ’dan korkunuz diye tavsiye (emr)etmişizdir…(Nisâ sûresi, ayet 131)” buyurmuştur.

Bütün hayırların aslı ve esası takvadır. Takva sahibi olmalı ve kendini Allâhü Teâlâ’nın huzuruna çıkmaya hazırlamalıdır.

Allâhü Teâlâ’nın huzuruna çıkmaya hazırlanmak, onun emirlerini tutmak, yasakladıklarını terketmek ve ölümü çok anmak iledir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v): “Lezzetleri yıkan, yok eden ölümü çokça anınız” buyurmuşlardır. Yine Peygamberimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem):

“Kim Allâhü Teâlâ’ya kavuşmayı severse Allâhü Teâlâ da onun huzuruna çıkmasını sever” buyurdular. Ashâb-ı Kiram:

“Yâ Resûlallâh! Allâhü Teâlâ’nın huzuruna çıkmayı sevmemek ölümü sevmemek değil midir? Hâlbuki hiçbirimiz ölümden hoşlanmayız” diye sordular. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

“Bu şöyle olur: -Melekler- mü’min kulu vefatı sırasında Allâh’ın rahmeti ve mağfiretiyle müjdelerler. Mü’min kul, Allâhü Teâlâ’ya kavuşmayı, Allâhü Teâlâ da onun kendi huzuruna çıkmasını sever. Amma ölen kul, Allâh’ın azabıyla müjdelendiyse Allâhü Teâlâ’nın huzuruna çıkmak istemez, Allâhü Teâlâ da onu rahmetinden uzaklaştırır, azabına yaklaştırır.”

“Akıllı kimse, nefsini hesaba çekip ölümden sonrası için amel işleyendir. Aciz ise nefsinin hevasına kapılıp sonra da -hiç hayırlı amel işlemeden- Allâhü Teâlâ’nın rahmetini umandır.” (Minhatüs-sülukşerhu Tuhfetü’l-müluk, Ayni)

About Süleyman GÖKSU

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir