Home / İslam / NEZİR (ADAK) YERİNE GETİRİLMELİDİR

NEZİR (ADAK) YERİNE GETİRİLMELİDİR

Nezir, Allâhü Teâlâ’ya tazim için mübah bir fiilin yapılmasını kendisine vacip kılmaktır. Nezrin Türkçesi adaktır. Sırf Allâhü Teâlâ’nın rızası için ibadet sayılacak bazı şeyleri nezretmek makbuldür, sevaba vesiledir. Nezrim olsun yarın Allah rızası için oruç tutayım veya fakirlere şu kadar para vereyim yahut nezrim olsun Allâhü Teâlâ’nın rızası için bir kurban kesip fakirlere dağıtayım, denilmesi gibi.

Filan işim yoluna girerse üç gün oruç tutayım veya fakirlere para vereyim diyerek dünya işleri için yapılacak nezirler makbul değildir. Çünkü ibadet ve taatların sırf ihlâs ile Allah rızası için yapılması esasına aykırıdır.

“Allah rızası için şu fakire şu kadar para vermek nezrim olsun” veya “Allâhü Teâlâ hastama şifa verirse Hak rızası için sadaka vereyim” veya “Kurban kesip etini sadaka vereyim” diyerek nezredilebilir.

Nezirlere riayet lâzımdır. Çünkü nezreden, Allâhü Teâlâ ile ahitleşmiş demektir. Mâide sûresinin 1. Ayet-i kerimesinde (meâlen) “Ey îman edenler! Akidlerinizi ifa ediniz… ” buyurulmaktadır. Binaenaleyh nezrine vefa etmesi yani adadığı şeyi yerine getirmesi icap eder. Allâhü Teâlâ Hazretleri nezirlerine vefa edenleri İnsan suresinin 7. Ayet-i kerimesinde (mealen) “Adaklarını yerine getirirler…” diye övmüştür.

Nezrin riayet icap eden bazı şartları:

Nezredilen şeyin cinsinden namaz gibi, oruç gibi, sadaka gibi, bir farz veya vacip bulunmalıdır. Binaenaleyh bir tavuk keseyim veya filan hastayı ziyarette bulunayım diye yapılacak bir nezir muteber olmaz.

Muayyen gününde yapılmayan bir nezir, başka bir günde kaza edilir. Meselâ: Bugün fakirlere sadaka vermek nezredildiği halde bugün yapılmazsa başka bir günde yapılması bir kaza olarak icap eder.

Şunu da bilmelidir ki, bir şarta bağlanan bir nezir, (Hanefi mezhebinde) o şartın yerine gelmesinden evvel ifa edilemez.

Nezir kurbanının etini, nezreden yiyemeyeceği gibi hanımı ile usul ve füruu da -yani: Babası, anası, dedeleri, evladı, torunları da yiyemezler. Bunu fakirlere sadaka vermek lazımdır. Şayet yemişlerse yediklerinin kıymetini sadaka vermeleri icap eder.

Allah, nezirlerinizi (adak) kabul eylesin.

About Süleyman GÖKSU

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir