Home / İslam / RAHMETEN LİL-ALEMİNDİR MUSTAFA

RAHMETEN LİL-ALEMİNDİR MUSTAFA

Silsile-i Sadat’ın dördüncü halkası Cafer-i Sadık (kuddise sirruh) Hazretleri buyurdu ki:

Allâhü Teâlâ, peygamberler olmadan kullarının kendisine hakkıyla itaatten ve kendisini bilmekten aciz kalacaklarını ezelî ilmiyle bildi. Bir vesile ve vasıta olmadan Cenâb-ı Hakk’a ihlasla ibadet edemeyeceklerinden insanlar arasından bir mübarek zatı yaratıp kendisi ile insanlar ve cinler arasında vasıta kıldı. Onları “Refet ve Rahmet” sıfatlarına mazhar kıldı ve sözü fi‘li bir olan bu zatları Peygamber ve Resul olarak gönderdi. O peygambere itaati kendi zatına itaat kıldı. Din ve dünya işlerinde o peygamberin siret ve sünnetlerine uymayı, zatına ulaştıran yol kılıp: “Her kim ki Resulün emrine uyarsa, Allâh’ın emrine hakkıyla itaat etmiş olur (Nisâ suresi, ayet 80)” buyurdu.”

Allâhü Teâlâ, Hatemül-Enbiya Muhammed Mustafa (s.a.v.) hakkında “(Ey Habibim!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya s., Ayet 107) buyurdu. Yani bütün mahlûkat senin hürmetine yaratıldı. Hidayete eren mümin kimsenin, iki cihanda selâmet bulması, hidayete eremeyenin dahi yalnız dünyada gezip, yiyip içip sıhhat ve afiyet bulması, azabının ahirete tehir olunması; bunların hepsi senin hürmetinedir ve sen âlemlere rahmet olduğundandır. Arş, Kürsi, yerler, gökler ve içlerinde bulunanların tamamının yaratılıp ilâhî nimetlere kavuşmaları senin hürmetinedir. Bu âyetin meâl ve tefsirinin böyle olduğuna: “Levlâke levlâk, lemâ-halaktül-eflâk” Hadis-i kudsisi delalet eder ki manası: Resulüm ya Muhammed! Eğer sen olmasaydın, sen olmasaydın eflaki (mevcudatı) yaratmazdım.”

Resulullah Efendimiz (s.a.v.), Cebrâil Aleyhisselâm’a sordu: Allâhü Teâlâ hakkımda: “Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdim” buyurdu. Bu rahmetten sen de istifade ettin mi?” Cebrail Aleyhisselâm:

Evet, ben hep akıbetimin -İblis gibi olmasından- korkardım. Allâhü Teâlâ sana “O -Cebrâil Aleyhisselâm- Melekler arasında itaat olunmuş, Arş’ın yanında emindir” -mealindeki-(Tekvir suresi, 21.) Ayet-i celileyi indirince bu korkudan emin oldum. İşte bu senin hürmetine bana erişen büyük bir rahmettir!” buyurdu. (Şifa-i Şerif)

About Süleyman GÖKSU

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir