Home / İslam / RAMAZAN-I ŞERİF RAHMET AYIDIR

RAMAZAN-I ŞERİF RAHMET AYIDIR

Resulullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

Ramazan ayının ilk gecesi olduğunda cennet kapıları açılır, bütün ay boyunca cennetin hiç bir kapısı kapanmaz. Azgın cinler (şeytanlar) bağlanır. Her gece sabah namazı vaktine kadar semadan şöyle seslenilir:

Ey hayır peşindeki kişi, hayırlı amelleri işlemeye devam et ve müjdelen. Ey kötü amel işleyen kişi, bu ay tövbe ve salih amel zamanıdır, kendini fenalıktan tutup tövbe et, tövben makbuldür.

İstiğfar eden yok mudur, mağfiret olunsun. Tövbe eden yok mudur tövbesi kabul olunsun. Dua eden yok mudur duası müstecab (makbul) olsun.”

Muhakkak Ramazan-ı Şerif’te iftar vaktinde her gece Allâhü Teâlâ altmış bin kişiyi cehennemden azad eder. (Ramazan bayramı günü) olduğunda bütün ay boyunca azad ettiği kadar kulunu cehennemden azad eder.” (Kenzül-Ummal)

Ramazan-ı Şerif’in ilk gecesi olunca Allâhü Teâlâ mahlukatına rahmet nazarıyla bakar. Allahü Teâlâ bir kuluna rahmet nazarıyla baktı mı artık ona ebediyen ateşle azab etmez. Ramazan-ı Şerif’in her günü ve gecesinde Allâhü Teâlâ milyon kişiyi cehennemden azad eder. Yirmi dokuzuncu gece olunca bütün ay boyunca azad ettikleri kadar azad eder.” (Şuabül-İman)

Ramazan ayının ilk gecesi olduğunda cennet kapıları açılır, Ramazan ayının son gecesi çıkıncaya kadar kapanmaz. Ramazan’ın bir gecesinde namaz kılan her mümine Allâhü Teâlâ’nın emriyle her secde için yedi yüz bin sevap yazılır, cennette kızıl yakuttan bir ev bina olunur. Ramazan-ı Şerif’in ilk günü orucunu tutunca geçmiş günahları ve sonraki Ramazan’a kadarki günahları bağışlanır. Yetmiş bin melek her gün sabahtan akşama kadar onun için istiğfar ederler. Ramazan-ı Şerif’in gecesinde yahut gündüzünde yaptığı her secdesi onun için cennette öyle bir ağaç olur ki süvari onun gölgesini ancak beş yüz yılda aşabilir. (Beyhaki)

Bu ayda Kur’ân-ı Kerim hatmi yapmalıdır. (Fezail-i Şehr-i Ramazan, Allâme Üchuri)

About Süleyman GÖKSU

avatar

BU HABERİ OKUMAK İSTERMİSİNİZ?

RESULULLAH EFENDİMİZİN ŞEFAATİ

Büyük alimlerden Muhammed bin Harb el-Hilali (radıyallâhü anh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Medine-i Münevvere’ye gittim. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir